şiir lerimin devamı

28/9/2009 · Kategori: Tasavvuf

                 FELSEFE ve KURAN

 

           Ahad olan Allah'ın adıyla,

           Sevgili dostlar,

           Kuran, İsmi ALLAH olanın sisteminde, risalet nurları kaynağından, resulünde inzal olmuş, ve evrensel sistemin kitabıdır. Din Ahlaktır. Ahlaklı insanlar yetişmesi için Allah sisteminde inzal olmuştur. Felsefe değildir. Allah zatı ve kuranı Hakkında felsefe yapılmamalıdır.

         Dostlarım, Kuranı felsefeye bulaştıranlar yazdırdı bu yazıyı bana, onlara sesleniyorum. Hz. Muhammed a.s 'a yakışmıyor yaptıklarınız. Ben, affınıza sığınırım. Kur'an'ın yedi tayf halinde anlamı vardır. Bilgisi malumunuz olmalı. Bir bölümü akılca kavranır, başka akıllara aktarılabilir. Tamamını anlamak ise nur'tevhit ile Rab'be ve aynı şekilde rasule miraç olmadan anlaşılamaz.

O noktalara ulaşanlar da bu zat mertebesinden teferruat olarak bahs açmaz..Çünkü karşı tarafça anlaşılamayacagını bilir. Bunu bilenler, tasavvufu marifetullahı zevk olarak tanımlamışlardır.

        Mesela Asr suresi, çok büyük anlamlar taşır. Söylenenleri kapsadığı gibi söylenmesi yasak olanları da kapsar. O, her şeyi kendinden kendine yansıtan sonsuzlukların sahibidir.

Sünnete uyar ve aklın kavrayabileceğiyle yetinir ve haddini bilir isen sonsuzkurtulanlardan olursun.

          En büyük peygamberi Muhammet Mustafa sa.v bile seni layıkı veçhile kavrayamadık, hakkıyla hamd edmedik buyurmuştur.Muhammed a.s. bir hadisinde, Farz namazını(yani teklif edileni)terk etme.Kim terk ederse ilahi korumadan mahrum kalır.Buyurmuştur. 

Onun kadar büyük bir kişilik olmadı olmayacak o halde herkes böyle konulara girerken haddini bilerek girmeli.

Zatını ve ondan inzal olanı sorgulamamalı. Esma ve sıfatının hakkını vermeye çalışmalıdır. Yani teklif edilenleri yapmalıdır.

Zaman boşa götürecek kadar çok değil.

Felsefeden çok yaşanmalıdır.

Bir şiirimi sunarak yazıma son verir iken herkese selam ve sevgilerimle…

 

YENİLEN

Ey dost, ey insan! Sendekini fark et

Özünde ki esma Rabbini fark et ve sonunda çark et

Yağmur damlası iki melekle iner demişti resullulah

Çok doğru söylemiştir vallah!

 

Yağmur damlasının da özü vardır

Oksijen ve hidrojen adlı iki yardır

Ey dost, özündeki kuvveler esma Rabbindir

Beynin, ellerin ve ayakların senin melekelerindir.

 

Özündeki kuvveler ile alırsın ilhamı

Yenilenip yaşamalısın islamı

Ey dost, ey insan! Anla  resullulahı

Dosdoğru olup yaşa islamı.

 

Yetmiş bin perde bir bir geçilerek varılmalı

Perdelerin ise değer yargıların ve bilmediklerin olduğu kavranmalı.

Özündeki kuvveler ile alırsın ilhamı

Muhammet a.s. a uyarak yaşamalısın islamı

 

Aklının alamadığı en son noktanın da sonrası

Varlığın tek sahibi olanındır hazinesi ve sofrası.

Maide dir O sofranın adı

Yenmek ile alınır tadı.

 

Allah birdir başka ilah yoktur

Birliği yaşamaya engel perdeler çoktur.

Çekilir isen aradan

Gözükür o zaman yaradan.

 

20-09-2007

 

MEHDİ HAKKINDA


Ahad olan Allah'ın adıyla,
Selam O'na inananların üzerine olsun,
        
            Yeryüzü semaların getirdiği ile yetinir. İnsan oğlu ilhamların ya da vahiylerin çocuğudur. Allah her manada ve her esmada sonsuzlukları ihtiva eder. Her düşünce ya ilmin ya da vahyin istinadıyla değer bulur. Bir yerlere bağlanmayan düşünceler muallakta kalır. Akıl belli verileri değerlendirerek belli inançları referans alarak hüküm verir. Bu inançlar yanlışsa veya veriler yetersizse hüküm başka hükümler karsısında akıl için abes kabul edilir.
           Akıl diye güvenip sarıldığımız sermaye bazı durumlarda bir işe yaramaz. O nedenle gönlü devreye girmemiş kişilerdeki aklı kastederek, Hz.Mevlana derki akıl çamura saplanmış eşektir''der.
          Kur'anı kerimin yedi tayf halinde derinliğe sahip olduğu gerçeği malumunuzdur. Herkes kendi bilgi ve inanç seviyesine göre bir anlam çıkarır. Eskiden disiplinli olarak bilgilenirdik. Şimdi ise bu disiplin kayboldu. Ön bilgi edinilmeden son bilgiyle karşılaşmak mümkün hale geldi.
           Rasulü kibriya sav. kendisine bildirilen üç ilimden ikisini dağıttığını birini ise gizlediğini bildiriyor. O ki Allah'tan doğrudan ilim alabilme ve şeriat oluşturmak için yetki veren ilimdir. Onunla melekler programlanır desek biraz açmış oluruz. Bu ilim dahi bu çağda bazı kulların kullanımındadır. Allah ilmi her nefiste kendi rableri doğrultusunda kullanıldığından yanlışlar yapılması kaçınılmazdır. Bu yanlış kur'an a göre tabii.
           Bakıyoruz kur'anın bazı hükümleri uygulanamaz hale gelmiş. Yani şeriat-ı rasulullah yara almış. Böyle bir ortamda bazı alimlerin bazılarını ortak bir bilgi birikimiyle mücehhez olmadıklarından anlayamamalarını doğal saymak gerekir. Bize göre hidayet çağı başlamıştır. Zamanla belli bir ortak anlayış çoğunluğu etkisi altına alacktır. Bunu sağlayan ilm-i ledün sahibi göklerin düzenini şeriat-ı Muhammede göre yeniden sağlayacaktır. Onun, rasulullahın dilinden adı Mehdidir. Evlad-ı rasuldür. Allah'ın ezeli taktirinde bu çağın çocuğudur.
             Her bilgiyi hazmetmek, her şeyi bilgi ile kuşatmak değil bizim, rasulullahın bile haddi olmamış. Her şeyi bugün anlayacağım derseniz kendinizi Allah'ta yok bulursunuz. Hayret yaşama sevincinizi alır . Dünya çekilmez olur. Faydası yani, onunla amel edemeyeceğimiz ilimden Allah'a sığınmalıyız. Sünnet bunu gerektirir.
             Kapasitesi yetersiz bilgisayara yükleme yapsanız ne yazar.
             Bazı şeyleri zamana yaymalısınız. Nur görmeye başlayan kişinin anlayışı daha da artacaktır. Bununla beraber yine de hayretiniz devam edecektir.
            O kul yani Mehdi, Allah adına alemde tasarruf eder. Tam yetkili olarak. Üstelik tam muhtar olarak . İsterse Muhammed a.s. şeriatında bile değişiklik yapar. Her dileği melekler tarafından anında yerine getirilir. O tecelli öğle ağır bir tecellidir ki herkes Muhammet sav olamayacağından bir çoğu büyük hatalar yapmış ve bugünkü perişanlık ortaya çıkmıştır. Bu durumda ezeli kader sırrından olduğundan bunun böyle olacağı rasulü kibriya tarafından bildirilmiştir. Şu anda görevli yada yakında göreve başlayacağını zannettiğimiz evladı rasul dini yeniden ihya edecektir. Hadislerden bilinen gerçek budur.
           Allaha ve rasulüne yeterli muhabbet besleyenler için bu gibi konular zamanla inanç seviyesinde kendiliğinden itminan derecesine gelir. Esas olan cemal ve kemal esmalarıyla yeterince zikir yaparak teali etmektir. Celal esmalarını zikirden kaçınmak gerekir.
               Sadece esma konusunda son bir cümle söylemek isterim . Allahın kötü ismi olmayacağı her müminin bileceği bir şeydir.
               Allah abes ve kötü yaratmadı. Her isim ve olay kendi içinde rahmettir. Kimi bugüne kimi yarına . Herşey rahmetTir, burada kasıt başka idi. Sağlıklı bir insanın mümit ismini okuması Allah'ı bu isimle çağırması o kişiye ölümü getirir.Hay ismi ya da muhyi ismi ise hayatı ,yenilenmeyi getirir.Öyleyse dedik her ismi zikir konusu yapılmaz.
          İslam yurdunda celal esmaları okunursa tecelli eder. Zarar görülür demek istedik.zikrin bir adabı vardır ve bu adap terkedilmiş yada yanlışlar karışmış demek istedik.
            Mümin ya hayır konuşsun ya da sussun diyenin o mübareğin öğretisinin yanlış anlaşıldığını demek istedik.
        Mümin beddua etmez demek istedik.Beddua deyince siz ne anlarsınız.Bela okumayı değil mi.Nasıl okunur .Mesela Allah kahretsin diyerek. Kahhar ismini okumasını yasaklamış.Evet o esmalarda Allahın esmalarıdır ve onu ehil olanlar nasıl nerede kime karşı hangi durumlarda okuyacağını bilerek okurlar.Sıradan müminler yani rasulüllah s.a.v den görev almayanlar tatlı dilli iyi isimlerle dua etmeliler.Menfi esmaları dillerinden uzaklaştırmalılar demek istedik.
         Kötülük dediğimiz şeyleri yaratan da Allah'tır. Şeytana bir güç isnat etmeyiz.Şirkten Allah'a sığınırız.
        Bir hadis- şerifte, Hz ebu hüreyre. Buyuruyor; Ben rasulüllahtan iki tür ilim tahsil ettim. Birini size bildirdim ve bana bu şerefi uygun gördünüz. İkincisinden bir şey bildirseydim beni öldürüdünüz.
Sanırım bu hadisi, kütübü sittede bulabilirsiniz. Mealen yazdım. Aynıyla değil. sizce o idama sebeb olabilecek ilimlerde ne vardı. Rasulü kibriyanın gizledim dediği nasıl bir ilimdi.

        O ilimleri bilenlere ulaşmak için kur'an-ın söylediği temizliğe yani şeytanın vesveselerinden emin olmaya ihtiyaç vardır.
Allah size de bizede merhamet etsin. Niyetlerimize göre muamele etsin .A min.

Selam ve sevgilerimi sunarım. HASAN 20-09-2007


 

                                      

                                          

 

 

AŞK ABI  HAYATTIR

 

Aşk üç harften ibarettir

Şerefle yapılan bir ticarettir

Kabirde onun ile yapılan bir hicrettir.

 

An Muhammet a.s.ın aşkını

Burak isimli bir araçtı onun adı

Izdıraplı bir yolun sonunda alınır tadı

 

Hayatta aşık olandadır keramet

Aşk onda bir araçtır, amaç kıyamet

Yol uzundur, ister nedamet

Aşık olunca bin aracına devam et

Tavaf eyle ve her yeri seyran et.

 

Tamam olur o zaman miraç ve niyet

Ilımlı ve yumuşak olursun artık gayet

Resulünün aracından Allah’ım bizlere de nasip et.

 

05-09-07.

 

AŞK ŞARABI

 

Dilde ki o sözleri salıver gitsin

Sal ki gönül bağımda güller bitsin

Bağımdan bağına alıver geçsin

Aşkın şarabını hep veriver içsin

 

O sözler hayat pınarındandır

Gönül bağının derunundandır

Şifadır ruhuma o sözlerin

Nur gibi yüzündeki o gözlerin.

 

O sözleri duyunca ben ölmüşüm

Ölünce yeniden uyanıp görmüşüm

Onunla tüm dünyamı örmüşüm

Sonsuzluğa doğru yol alıp yürümüşüm.

 

06-09-07

 

            HER ŞEYİ İLAH EDİNEBİLİYORUZ

  

            Ahad olan Allah’ın adıyla,

         

            İlah edinmenin ne demek olduğunu tekrarlamak gerekirse, isimi Allah olandan başka bir varlığa uluhiyet yüklemek. Peki açık konuşalım, bizim neleri övüp yücelttiğimiz ortada kimileri futbol için bulsa ölecek, kimileri seks, kimileri para ve dünya için, kimileri siyaset, kimileri kimileri sayar gidersin. Herkes bir ilah edinmiş.

 

            Vicdanı açık gönüllere sesleniyorum, Allah’tan gayri bir varlığı, övmek yüceltmek için hizmet etmek, onun rızasını kazanmak için uğraşmak, daha doğrusu, Allah’tan başkasını kalbe sokmak, ona hizmet etmek, onu ilah edinmekten başka nedir? Düşünmek gerekir, hayatımıza neleri soktuğumuzu(Allah’ın evine)düşünmemiz gerekir.

 

           Sevgili dostlar, açık şirk devri kapanmıştır.(Şirk, bilincindeki kir.)Fakat gizli şirk, insanların korkulu rüyasıdır. Ayrıca şirk, Allah’ ı göklerde bir yerde sanmak ve ibadetleri tapınmak amaçlı yapmakta şirk dir.

 Ve kimse bunun farkında değil. Müslüman, elhamdulüllah müslümanım deyip camiye gidiyor, namazını kılıyor(namazını onlar kılıyor derler, ben eda edilir ya da ikame edilir derim)cami kapısından çıkarken siyaset başlıyor, yok o parti yok bu parti, yok şu zengin olmuş, bende şu tarlayı aldım, vs, vs. Dostlar, dost acı söyler, kalbinde gerçekten Allah olan! Başka ilah edinmez! O, kişi ilgilenmez böyle şeyler ile Tümden elini ayağını çeker demiyorum, yaşamında bir şeyleri ilah edinmez diyorum. Çünkü bilir o kişi şirkte olanın af edilmeyeceğini. Ayrıca, Allah tarafından bırakın affı, kendisi dahi, özde bir olduğu ismi Allah olanı bulamaz ve fark edemez.

 

          Dostlarım, insanlık bir şeyleri bal gibi ilah edinmiş durumda. Allah kuranında bildirilen şirke düşmeyin. Nedir şirk, Allah’tan başka ilah edinmeyin. Lailaheillallah diyoruz, tanrı ve tanrılar, putlar, Allah yerine konmaz, onlar yok, sadece Allah var diyoruz.1400yıl evvel putları ve tanrılık kavramını yıkan Muhammet a.s. gibi, bir zat, risalet nurları kaynağından nur alan, bir yenileyicinin gelmesi ve bir şeyleri yenilemesinin zamanı geldi de geçiyor. Kim bilir belki de yenileyici görevini yapıyordur.

 

          Günümüzdeki kuran meallerinin hemen, hemen tamamında, Allah’tan başka tanrı yoktur ve temizlenmemişler kitaba el sürmesinler geçer. Abdest’i temizlik sanan bir zihniyet oldukça, abdest temizlik olsa, su olmadığı zaman toprak ile abdest alın denmez di.

          Ancak kurana göre necaset, kirlilik, bedende değil, şirk olan da, yani bilinçte. Oda nasıl olur demeyin. Kuran kirliğin şirk olduğunu ve bilgisini arındıran kişi, o kitaba el sürsün demek istemiştir. Vücudunu temizleyen değil. Bilincini temizleyen. Yani ötelerde bir tanrı aramayan, ismi Allah olanı kalbinde hisseden kalbine koyan denmiştir.

 

          Evet sevgili dostlar, bir şeyleri ilah edinmek, yani çok severek bağlanmak insanı aslından uzaklaştırır. bu yüzyılda bu gibi konuları yenileyecek bir yenileyiciye(mehdi) ihtiyaç vardır. Allah’ın sistemin de inzal olmuş bir yenileyici ve( yenileyici de inzal olan bilgi)tanıyorum çünkü benim de bilincimi arındıran o yenileyicidir. İsimi önemli değil bilgileri önemlidir. Yeniliği önemlidir. Bu vesile ile dostların bir şeyleri gözden geçirmesi dileğimle.

 

                                                                                     Herkese. selam ve sevgilerimle…

                                                                                                      

                                                                                                                     Hasan-14-05-2007

 

DENİZ DERKİ

 

Beni iki melekle yaratmış yaradan

Pek fazla farkım yok karadan

Oksijen ve hidrojen adlı iki melektir onlar

Üzerimdeki gezen kayık bundan ne anlar.

 

İçimde yaşayan balıklar ve canlar

Kayıkçılar ağları ile bunları avlar

Ama yaradan bunu bazı günlerde yasaklar

Neden uymazlar buna kayıkçı denen zatlar.

 

Hasan deniz kuşudur üzerimde uçan

Hakkıyla bana gönlünü açan

Beni kirletmekten daima kaçan

Özde bir dostumdur hakka avuç açan.

 

30-08-07 / ZEYTİNLİ

 

 

GÜZEL DOSTUM

 

Güzel gözlerin ile güzele bakmaktasın

Dertleri çileleri ve aşk şarabını tatmaktasın

Güzel yüreğin ile onun için yanmaktasın

Bazı anda vehmine uyarak kaçmaktasın.

 

Yumuşak huylu olmak en büyük derdimiz

Siz buna ana karnında erdiniz

Her hareketinizle bunu gösterdiniz

Bazı anda vehmine uyarak yine de terk ederdiniz

 

Nedir bu vehim denen maraz

Bilincine vesvese veren bir yaramaz

Bunun için ikame etmelisin namaz

Yılmadan usanmadan etmelisin zikir ile niyaz.

 

Allah yolunda yürür dervişler

Bazıları muradına ermişler

Eremeyenler ise şirke meyil vermişler

Allah yolu böyle gider demişler.

 

İlim, amel ve ihlas a sabır ister

Aklın farkında lığa vardığı nokta da.

Öfkeye, şehvete sabır göster

Allah yolunda ilerlediğin zamanda

 

 

 

05-05-2007

 

 

Kuraklık

Ahad olan Allah'ın adıyla,

BUGÜN DÜNDEN PROGRAMLANMIS GÖKLERIN NİMETİDİR.YARIN BU GÜNÜN ÇABALARIYLA HAZIRLANACAKTIR. ONUN İÇİN DİYORUMKİ, DUA VE SALAVATI ÇOK ZİKREDELİM.GÜNÜMÜZDE DUA ORDUSU KALMADIGI İÇİN, İNSANLAR VE DOGA BU HALE GELDİ.Vicdan,Hakkın seslenişidir.Vicdanımdan şu an geçen.Bir yağmur yağması.Bir rahmetin gelmesidir.Allah'ım sen hayırlısını verensin.Amin.


Dostlarım hemen aklıma günün konusu küresel ısınma ve yaşanan kuraklık geldi, beni derinlemesine düşünmeye iten bu kuraklık meselesi öylesine geçiştirilecek bir mesele değil. Allah'ın işleyen bu sisteminde, herkesin yaptığının karşılığını alacağı bir sistemde, böyle kuraklık gibi durumlarda kurunun yanında yaş da yanacak. İnsanlar ibadet etmiyorlar da Allah insanlara ceza veriyor demiyorum. İnsanlar, bence büyük çoğunluk gaflet ve delalet içinde bu tüm dünya için geçerli. Hz.Muhammet a.s.'ın getirdikleri net anlaşılıp aktarılamadığı için insanlar bilinçlerini şirk pisliğinden arındıramadıklarından sıratı müstakime giremiyorlar ve zulüm yolunu seçiyorlar bu durum,komşuluktan başlayıp mahalleye, mahalleden başlayıp semt'e semt'ten başlayıp, şehre, şehirden başlayıp tüm ülkeye ve tüm ülkelere sarıyor.Bir apartman birbirleri ile geçinemezse üstelik bir Müslüman ülkede, diğer şaşırmış ülke insanlarını siz düşünün . Zulüm insanlık suçudur, af olmaz.
Sevgili dostlar, benim yazımla insanlar düzelecek mi? Hayır, fakat böylede düşünmeyelim ve sünnetullaha hizmet edelim. Sünnetullah, işleyen evrensel sistemdir. Herkes yaptığının karşılığını aldığı bir sistemde af diye bir şey yok. Büyük balık küçük balığı yutar. Fakat ismi Allah olan, yaratıcı ya da evrensel öz'ün adaleti, her şeye ve her insana yaşam hakkı tanıyıp, hesapsızca vermesiyledir. İnsanın ve her şeyin adaleti de bana göre, Allah'ın yarattığı her şeye sevgiyle ve saygıyla davranmasıdır. Zulüm yaparak değil.
Dostlarım, öyle ya da böyle önümüzde dünyanın bu tarafında kuraklık, diğer tarafında seller ve felaketler yaşanmaya başladığı gün gibi ortada. Şimdi bize düşen, bize hesapsızca verenin kulları olarak, birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmeliyiz ve Muhammet a.s ın getirdiklerine uymalıyız sonrada gereğini yaşamalıyız. İyilik yapan iyilik bulur.Dua edelim,günümüzde dua ordusunun kalmadığı için, insan ve doğa bu hale geldi. Bir tek dua mekanizması bazı şeylerin önüne geçer. Yağmur duası yapalım bu evimizde yalnız iken de olur. Duamızda bencil olmayalım. Tümel için dua edelim.
 Fakat esas sorun şirk sorunu, yani, tasavvur ettiğimizi Allah sanmak ve tapınmak. İlahlar edinmek. Oysa din birisine tapınman için gelmedi. Din bir araçtır, amaca götüren. Amaç ise, kendini bilmek, bulmak ve mutlu olmaktır. Kendini bilen ve bulan Rabbini bilir ve bulur. Her şeyin birbirine karıştığı dünyamızda bu karışıklığı düzeltecek bir yenileyiciye ihtiyaç var gibi görünüyor. Kuraklık böyle devam ederse ne olur düşünmek bile istemiyorum.
Sevgili dostlar, bu kıymetli aylarda, içimizde ki kuvveyi ibadet denilenler ile fark edelim, insanlara iyilik yapalım, sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz. Bir şeyler karıştırdım sürçü lisan ettiysem af ola.
Herkese selam ederim. Sevgi ve saygılarımla.


Hasan -06-09-07

 

               MİRAC

 

Gelin dostlar namaz eda edelim

Gönülden siyah lekeyi silelim.

Allah ile birleşemezsin

Namaz ikame edilmedikçe/namaz

 

Müminin miracıdır, tevbe ile af olmaz

Miracını yaşayamadıkça.

Ey insan adını almış varlık

Kendine gel ve uyan artık.

 

Namaz özde bir olduğunadır

Özündeki Allaha dır.

Ne için geldin bu dünyaya öyle

Yalnız şehvet, zevk için mi söyle.

 

Ey dostlar namaz  ikame edin

Kalbinizden pası silin.

Allaha ulaşamazsın

Miracını yaşayamadıkça.

 

31-07-07

 

                             

 

MEMLEKETİM

 

Rızkım, toprağım, taşım

Ekmeğim, suyum, aşım

Benim memleketim aşkım

Şehitlerim, gazilerim, canım

 

 

Bayrağım, vatanım, ezanım

Marşım, şiirim, ilahim

Benim yurdum bitmeyen aşkım

Dünüm, bugünüm, yarınım.

                                   

Yarim, cananım benim

Şehitliktir benim istediğim

Şahadet şarabından içmek için

Uğruna canımı severek veririm.

 

                                                 30.07.07     

 

 

SONSUZA GİDEN YOLDA!..



Merhaba Dostlar,


Ruhumun, efendisi olan aklımdan, ruhum, nakil bilgiler

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadasina Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »